MİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2012 Cumartesi

Mim - Kişisel Harem

Sevgili Sade ve Derin beni mimlemiş. Ne zamandır bir mimle karşılaşmıyordum. Tam umudumu kesiyorken karşıma mim çıktı. Teşekkürler Deep! :)

Konumuz : Kişisel Haremimiz. Bize arkadaş, dost, sevgili, eş vs. olmasını isteyebileceğimiz 10 kişiyi seçiyormuşuz. Bu mim'e erkek gözüyle bakarsak 10 bayan, bayan gözüyle bakarsak da 10 erkek seçiyoruz.

Şimdi sıra geldi ennn heyecanlı kısıma, yani seçim yapmaya :)

Daha önce hiç şunlar bunlar olsun diye aklımdan geçirmemiştim. Görünce ahh dediklerim olmuştur da, böyle liste haline getirmeyi hiç düşünmemiştim doğrusu. Biraz düşünelimmm ( Aşağıdaki isimler sıralamaya göre yazılmamıştır.:

1. Jim Sturgess : Son izlediğim filmler arasında yer alan " Bir Gün " filmi ile farkındalık uyandıran yakışıklı oyuncumuz :) İlk başlardaki tavırlarını tasvip etmesem de sonradan kanım ısınmaya başlamıştı. Tabii bu izlenime sadece tek filmle kapıldığımı belirtmekte yarar var ;)



2. ve 3. Duncan James Matthew & Lee Ryan : Bir zamanlar şarkılarını dinlemekten ve dans etmekten keyif aldığım bir grubun üyesiydiler. Lee Ryan, bebek yüzlü olmasıyla ilgimi çeken biriydi. Duncan ise, hmm, nasıl derler bilemedim, yakışıklı, karizmatik.. :) Detaylı bilgi için Tık Tık : Blue
Dipnot : Resimleri araştırırken dikkatimi çekti. Blue grubu 2001 yılında kurulmuş. İnanamadım zamanın bu kadar hızlı geçebildiğine!! Hala şoktayım :-O
















4. Kıvanç Tatlıtuğ : Türkiye'nin gururu :-P Allah özene bezene yaratmış denir ya, aynen öyle. Sarışın ve renkli gözlü ( yeşil, mavi..) olan kişilere ilgim hala devam ediyor :) " Kuzey Güney " dizisinde de oyunculuğunu bir kat daha sevdim. Oldukça başarılı...


5. Buğra Gülsoy :Kuzey Güney " dizisinden bir oyuncu daha.. Şimdi farkına varıyorum. Bir grup ya da dizi ya da film beğendiğimde içinden genellikle iki kişiyi beğeniyormuşum. Bilmediğim özelliğimi keşfettim :-P


6. Barış Kılıç : "Adını Feriha Koydum" ( Evet, bende izliyorum! Son zamanlarda biraz saçmalamaya başlasa da :) ) dizisi ile kendisini tanımış bulunuyorum. Yüz hatları, bakışları vs. hoş işte canım aaaa :))


Bizden 10 tane yazmamızı istemişler, ancak aklıma gelenler yalnızca bunlar... 

Ben de bu eğlenceli mimi beni takip eden tüm bloggerlara armağan ediyorum! ;)

14 Eylül 2011 Çarşamba

MİM #7 - Ölmeden Önce Mutlaka...

Sevgili DeepTone bana güzel bir mim yollamış. Acaba konusu neymiş. Başlıktan az çok anlamışsınızdır, sizi uyanıklarrrr :)

Mim'in Konusu : Ölmeden önce mutlaka yapmalıyım dediğiniz şey/şeyler nelerdir?

Bir zamanlar " Ölmeden Önce Yapmanız Gereken 100 Şey " çerçevesinde pek çok şey yazılmıştı. Kitaplar çıktı, programlar yapıldı vs. Ancak hepsini gerçekleştirebilmemiz mümkün müdür? Orası ayrı bir tartışma konusu. Kişinin kendi isteğine göre bu 5 şey de olabilir, 55 şey ya da 555 şey de olabilir. Tamam, bu biraz abartı oldu, kabul ediyorum :)

Gelelim kendi yapmak istediklerime :

1- Dünya Turu :  Kendimi bildim bileli hep dünya turuna çıkmak istemişimdir. Şöyle güzel bir gemi -cruise- eşliğinde değişik pek çok ülkeyi gezebilmek... Bu isteğimi alevlendiren etken ise televizyondaki gezi programları. İlk olarak Acun Firarda programıyla başlayıp daha sonraları Gülhan'ın Galaksi Rehberi, Ayhan Sicimoğlu'nun programlarıyla devam etti. "Hastasıyımdır! ( Bilenler bilir bu kelimeyle ne anlatmak istediğimi ) bu programların. Çoğu zaman Alice Harikalar Diyarında misali Lolita, o harika diyarlara yolculuk etmiş kadar olur. Pek de mutlu olur. Bakınız : " :):):) ".  Şimdilik bazı ülkelere adım attığım için çok memnunum. Hani derler ya: " İlk adımı at, devamı gelir." Ben de buna inanıyorum ;)



2- Evlilik : Hayatımı daha da anlamlandıran, bana uygun birisiyle, doğru zamanda, hayatımın sonuna kadar birlikte yaşayacağım kişiyle sağlıklı, mutlu, huzurlu bir şekilde beraber olmak... Güzel bir duygu...





3- Dalış Yapmak : Sessiz dünyayı keşfetme fırsatını daha fazla ertelememek gerek :) Suyu çok severim. Hele denize bayılırım. Yazın tercihim havuz yerine deniz olur zaten. Balıklarla birlikte yüzdüğümü bilirim. Ben yüzerken yanımdan geçerler, adeta dans ederler suda. Bana özgürlüğün ne demek olduğunu hatırlatır. Belki de bu yüzden dalış yapmak apayrı bir keyif verecek bana. Bin bir çeşit canlıyı görebilmek kendimi biraz tedirgin hissetmeme sebep olsa da dalış yapmayı istiyorum. Güzel bir spor ;)



Başka başkaaa... Hayatın akışı içerisinde şunu kesin yapmalıyım dediğimiz şeyler mutlaka olur da, şimdi yaz diyince gelmiyor insanın aklına...

Tamam, şimdi aklıma bir şeyler gelir gibi oldu. Kitap okumayı çok severim. Bu yüzden evimin bir odasında kendime ait bir kütüphane olmasını isterim ve ne kadar kitap okuduğumu görebilmek benim okuma zevkimi kat ve kat arttırabilir mesela :)



Listem zamanla, bakış açım değiştikçe şekillenecektir mutlaka. Şimdilik aklıma gelenleri paylaşmış oldum sizlerle ;)

Mimlediklerim : Bu mim'de hiçbir okuyucumu ayırt etmek istemiyorum. Herkes kendi hayalini yazıya aktarabilir. O yüzden bu mim, tüm okuyucularıma yollandı bile ;)

9 Eylül 2011 Cuma

MİM #6 - Karşı Cins Yerine Geçme

Bugün sizleri Mim'lere boğma gibi bir düşüncem var. Şaka şaka.. Bu ikinci ve de son mim'im olacak. En azından bugünlük ;)

Canım takipçilerimden olan Aslı ve DeepTone beni mimlemişler :))

Mim'in Konusu : Bir gün için karşı cinsin bedenine girseydik ancak ruhumuz ve beynimiz aynı kalsaydı ne yapardık?

Mim'in konusu biraz ilginç :) Aslında kızdığımız zamanlarda bunu çok söyleriz : " Keşke erkek olsaymışız ya..." , "Erkeklerin işi çok kolay tabii..." gibi sayısız cümleler sıralanabilir.

Neler yapardım?

1- Değişik karakterlerdeki kızlarla konuşurdum. Böylelikle hemcinslerimin düşüncelerini, bakış açılarını görürdüm.

2- Kızlarla " İlişkiler" üzerine konuşurdum. Doğrusunu söylemek gerekirse kız muhabbeti yapardım. Hem erkeklerin kızlar hakkındaki düşüncelerini hem de kızların erkekler hakkındaki düşüncelerini öğrenmiş olurdum. Malum bazı kız arkadaşlar erkek arkadaşlarıyla sırlarını daha açık bir şekilde paylaşabiliyor. Kıskançlık yapıp, kendi hemcinslerine tüyo vermekten kaçabiliyor ;)

3- Gece geç saatlere kadar dışarıda arkadaşlarımla takılırdım ya da gecenin bir vakti canım sıkıldığında tek başıma dışarıya çıkardım, arkadaşımın evine giderdim.

4- Derslerde şaklabanlık yapardım. Hoca beni dersten kovsa da umurumda olmazdı. Ne de olsa ertesi gün kendi halime döneceğim =D

5- Eğer erkek arkadaşımın yerine geçmiş olsaydım bana nasıl davranması, neler söylemesi gerektiğini vs. söyler, onu bu haline alıştırır ve ertesi gün normal halimize döndüğümüzde de aynı şekilde devam etmesini isterdim ;-D

Mimlediklerim : BirİnceSes , Mia Wallace , HeelsAreMyDrugs

MİM #5 - Blogger'da Ne Eksik?

Geçen gün aklıma çok güzel bir konu gelmişti yazmak için. Ancak o sırada elimde kağıt-kalem ya da telefon olmadığından not edemedim ve şuanda da o konuyla ilgili hiçbir şey hatırlayamıyorum. Ne güzel değil mi?

Yazacak olduğum çok güzel iki Mim'im var. Ben de o mim'leri daha fazla bekletmek istemiyorum ve hemen ilkini yazıyorum. ( Bahaneyle yazacak bir konu ortaya çıkmış oluyor, eheh )

Şeker Mia'cım beni mimlemiş :)

Bu mim'in amacı :

Blogger'da ihtiyaç duyduğunuz, olmayan ya da farklı olmasını istediğiniz özellikleri belirtmek. Ne kadar birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuzu birbirimize de gösterebilmekmiş...

Bu yapılan eleştireler ne kadar yerini bulur bilmiyorum, ancak bu mim çok iyi bir başlangıç olmuş. Blogger gerçekten de dört dörtlük diyebileceğimiz bir site değil ne yazık ki. ( Bizlere sunulan olanaklar açısından ) Daha iyi bir site haline getirilebilir mi? Elbette!

Mim Kuralı: Elinizden geldiğince çok mimleme yapınız ki Google'a sesimizi duyurabilelim. Yani en az 5 kişiyi mimleyebiliyorsunuz.


Gelelim benim sıkıntıma... Blogger'ı kullanmaya başladığım günden itibaren ilk ve hemen hemen tek problemim " Yazı Tipi ve Rengi " oldu. Şimdi efendim durum şöyle :
Ben bilgisayar başına oturur oturmaz blog sayfamı açıp, hadi bir yazı yazayım şuraya diye geçmiyorum karşısına. Yani açtığım anda konu bulup yazmaya başlamıyorum. Bazen öyle bir durum oluyor ki, birden zihnimde bir aydınlanma oluyor ahh şu konuyu hemen yazmalıyım diyorum. Word dosyasını açıyorum ve oraya yazmaya başlıyorum. Fakat gelin görün ki Word yazımı buraya kopyala-yapıştır yaptığım zaman tüm yazı tipi ve rengi blogumdakinden tamamen farklı oluyor. İlk zamanlar bu iki sorunu bir arada yaşıyordum. Ancak yazı rengini hiç ama hiç çözemedim!  İlla yazıyı yeni kayıt bölümüne yazmam gerekiyor. Bazen öyle ki, bundan dolayı yazmaktan vazgeçtiğim bile oluyor! Çünkü teker teker o uzun yazıyı tekrar yazmaya çabalıyorum. Bu da insana bıkkınlık veriyor...

Bir diğer sorun ise, Yazılar Arasındaki Boşlukları Blogun Kendisinin Belirlemesi...
Yazımı yazarken aralarındaki boşlukları "Yeni Kayıt" bölümü altında yazarken her şey tıkırında...Fakat o yazıyı yayınladıktan sonra her şey apayrı! Ben o yazının arasında o kadar boşluk bırakmamıştım ki filan diyorsunuz. Herhalde gözümden kaçtı diyip, tekrar düzenlemeye başlıyorsunuz. Sonuç = Sıfır !

Bir deee... O kadar çok şikayet ettim ki, söylemeye çekiniyorum artık :) Resimleri Ekleme ...
Yazımı yazmışım, tam istediğim gibi olduğuna inanmışım.. Tam resim eklemek istiyorum bir de ne göreyim, kocaman bir Hata veriyor!  (X) tuşuna basıyorum ve tekrar deniyorum. Yine Hata!
Tekrar...Tekrar...Tekra...Tekr...Tek...Te...T...
O kadar denemeden sonra pes ettiriyor tabi ve ertesi güne yazım kalıyor. Ben ne anladım şimdi. Hevesim kursağımda kalıyor!

Yani işte durum bundan ibaret Sevgili Blogumm, canımmm :) Tüm bunlardan ruhunu arındırırsan seni daha bir seveceğim. Sesimi, daha doğrusu sesimizi duyman dileğiyle!

Mimlediklerim :
DeepTone , Aslı , Missbone , * b3n(gü)nlük * , .. Đëjάώυ ..  , Coco-Jelly , Ennstyle , Modafobik

6 Eylül 2011 Salı

Lolita Hangi Prenses Olduğunu Bulma Yolunda

Tatlı Nora'cım beni mim'lemiş, pek de iyi yapmış :) Bayram tatili vs. sebeplerle ne yazık ki uzun bir süre blogumla ilgilenemedim. Yazacak o kadar çok şey birikti ki.. Neyse, sızlanmayı bir kenara bırakalım. Ne o öyle daha yazının başında sızlanmalar, yakınmalar filan :-P

Mim'in konusu : " Hangi Prensessin? " ( Konusunu okuyunca bile tatlılığı ortaya çıkıyor mim'in, öyle değil mi? :) )


Cinderella / Külkedisi :

[ ] Ebeveynlerinden biri vefat etti.
[ ] Çok ev isi yapman lazim
[*] süslenmeyi seviyorsun
[*] hayvanları seviyorsun
[ ] annen çok sert
[ ] seni kıskanan kiz kardeşlerin var
[ ] görüsünü söylemekten korkuyorsun
[ ] ayakkabılarını bikere arkadaşının evinde unuttun
[ ] sari sacin var


Jasmin / Yasmin :

[ ] Baban zengin/ önemli biri
[*] aptal degilsin
[ ] sen ötekinler gibi degilsin, değişiksin
[ ] hayatta parası çok olduğu içinbirisiyle evlenmezsin
[ ] kendine çok hedef koydun
[ ] fazla arkadaşın yok
[*] özgürsün
[ ] zenginsin
[ ] ebeveynlerin hayatini kontrol etmek istiyor


Arielle:



[ ] ebeveynlerinin seninle ilgili beklentileri çok
[*] kurallara uymaya çalışıyorsun ama zor geliyor
[ ]kışkırtıcısın azcık
[ ] 3ten fazla kardeşin var
[ ] birseytopluyorsun
[*] uzun sacin var
[*] ev hayvani olarak baliğin vardı
[*] fazlaca meraklısın
[ ] çoksafsın, herseye inanıyorsun


Chneewittchen / Pamuk Prenses :

[*] çirkin olmadığını biliyorsun
[ ] annen bazen seni kıskanıyor
[ ] az kalsin öldürülüyordun bi kere
[ ] Gıda zehirlenmen vardı bikere
[ ] kısa sacın var
[ ] herkesle gidersin, tanımadığıninsanlarla da
[ ] tüm arkadaşların farklı
[*] severek konuşuyorsun
[ ] dışarıda içerden daha mutlusun


Mulan / Mulan savasci prenses :



[ ] erkek fatmasin
[ ] ailen/arkadaşların biraz daha kizgibi olmanı istiyorlar
[ ] baska biri oldun bikere,kendin olduğungibi olmadın
[ ] birisiyle kavga ettin
[ ] evden kaçmayı düsündün
[ ] ebeveynlerin senin hayatiniplanlıyorlar
[ ] iyi zamandan daha çok kötü zamanınvardı
[*] aileni o kadar çok seviyorsun ki, onları korumak için her şeyi yaparsın

Dornröschen:

[ ] ebeveynlerin olmadığı insanlarla beraberyaşıyorsun
[ ] az kalsin genç ölüyordun
[*] sen nazik, sevgi dolu ve düşüncelisin
[*] sarki söyleyebiliyorsun
[*] hafta sonları gec saate kadar uyuyorsun
[ ] çoğu zamanını disarda geçirmeyeçalışıyorsun
[ ] manevi evlatsın, ebeveynlerin esahebeveynlerin degil
[*] çok romantiksin
[*] pembe en sevdiğin renklerden biri
Pocahontas:

[*] büyük illeri gezmeyi seviyorsun
[ ] dindar degilsin, daha çok spiritüal
[ ] seninle ayni kökenli(türk) olmayan birisiyle çıktın
[ ] ailenden birini kaybettin
[*] ebeveynlerin seni çok koruyor
[ ] ailenden biri savaşta suan
[*] doğayı seviyorsun
[ ] siyah saçların var
[*] daha güzel daha egzotik bir yere taşınmak isterdin















Seçenekleri şöyle bir değerlendirecek olursak 5 yıldıza sahip olan “ Dornröschen “ çıktım. Yaniii “ Uyuyan Güzel “ ! J İlk olarak 1697 yılında yayımlanmış ünlü bir masalın kahramanı olan genç ve güzel bir prenses oluyor kendileri ;-P

Mimlediklerim :
- Ecem Akar
- Ciiiyni
- CYK




25 Ağustos 2011 Perşembe

Blogger N'lerini Seçiyor!

Sevgili BirİnceSes çok hoş ve de yaratıcı bir mim başlatmış. O kadar düşünmüş taşınmış ve böyle yaratıcı bir mim sunmuş bize, ben de cevaplamazsam ayıp olur dedim ve bu işe ucundan el attım :)


Ancaaakkkk...
Her işte olduğu gibi bu Mim'in bazı kuralları var. Hadi bakalım, hemen göz atalım :

"Yazının başlığı " Blogger N'lerini Seçiyor ! " şeklinde olmalı... Bir bütün halinde ilerlemeliyiz. Her kategori için en fazla 3 kişi yazabilirsiniz.. (Sadece bir kategori için 5 tane yazma hakkınız var. Çoğumuzun blog açmasına sebep olan şey, kendimizi anlatmak.) Tabi ki sırasıyla olmalı.. Çok fazla okunan bir Blogger olmadığımdan pek kimseyi haberdar edemedim. Bu yüzden kategoriler yetersiz kalmış olabilir. Bunun için ekstradan 1 kategori daha ekleyip, seçiminizi yapabilirsiniz. Kategori açarken tercihinizi mümkünse en zeki, en güzel, en akıllı gibi şeylerden yana kullanmayın. Tamam birbirinizi tanıyor olabilirsiniz. Ama burada  genel bir seçimden bahsediyoruz ve birbirimizi sadece yazılarımızdan tanıyoruz. Yazılardan yola çıkarak sonuca varabileceğimiz kategoriler olmalı. (Kişileri rencide edecek, küçümseyecek türden kategorilere kesinlikle yer vermeyin.) Aynı kişiyi birden fazla kategoriye yazabilirsiniz. Mim yazılarınız kesinlikle okunacaktır. Yazılarınız okunduğuna dair yorum bırakılacaktır. Bir gün içerisinde yazılarınıza yorum gelmezse mail atarak haber verirseniz en doğru sonucu elde etmiş oluruz. (birinceses@gmail.com) " 

Kurallara da şöyle bir göz attığımıza göre, sıra geldi seçimlere. Buyrun buradan alayım sizi :

En İyi Tasarıma Sahip Blogger : Giz'li Teras , French Oje , Bir İnce Ses  

En Güncel Blogger : Deep

En Meraklı Blogger : Mia Wallace

En Çok Gezen Blogger : Giz'li Teras , Modafobik

En Çok Bilgilendiren Blogger :  Deep , Giz'li Teras

En Çok Eleştiren Blogger : Buralarda yeni sayıldığım için emin olamadım :)

En Çok Kendini Anlatan Blogger : Lazanya , Missbone , Ciiiyni , Cips Yiyemeyen Kız , Modafobik

En Akıcı Yazan Blogger : Mia Wallace , Leah , Cadı Kazanı

En Aşık Blogger : --

En Çok Güldüren Blogger : Mia Wallace

Mim, ay sonuna kadar devam edecekmiş ve bayramın ilk günü sonuçlar açıklanacakmış. Blogger'ın N'leri sonuçlarını sakın kaçırmayın ;)

12 Ağustos 2011 Cuma

Mim'e Gel Mim'eee

Yeni keşfettiğim blog yazarlarının yazılarına kendimi öyle kaptırmışım ki saatin ne kadar ilerlediğinin farkına varamamışım. Şimdi de bel ve sırt ağrılarımdan dolayı kendi kendime söylenip duruyorum evin içinde. Kalk biraz, yat dinlen. Sanki yazılar kaçıyor. Mümkün olsa hepsini birden silip süpürücem. O derece abartmış durumdayım olayı. Artık gerisini siz anlayın.

Başlığım da konumu hemen ele veriyor. Görüldüğü üzere sevgili BİS tarafından mim'lendim! Yeppaaa :) Peki, mimlendiğini anladık, konusuna gel diyorsun. Söylüyorum, hazır mısınız? Dıt dırı dıııtttt dıt dıt dıt dıttırı dıııttt : "Çok beğendiğiniz, izlemekten asla sıkılmayacağınızı düşündüğünüz 3 filmi (Üçlemeler üç film olarak sayılacaktır), neden bu kadar beğendiğinizi de açıklayarak yazın. "

Soruyu okudum ve dondum kaldım. Sanki hiç film izlememişim gibi insanın aklına bir tane bile film ismi gelmez mi canım!? Belki de 3 film ile sınırlandırılmasından kaynaklanan bir tutukluk yaşadım. Neyse ki yatağıma uzundım ve uzun uzadıya düşündüm.

1. Film : The Notebook ( Not Defteri ) : Tarih olarak sizi biraz gerilere götürmüş olacağım. Sene 2004... Ancak öyle güzel işlenmiş ki konu, defalarca izleyebilirim. Romantik ve dramın muazzam harmanlanışı. Hadi be sende diyebilirsiniz. Dikkat ediniz efendim, bu benim şahsi düşüncemdir! ;)  Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar öncesinden kopup gelen bir aşk hikayesi anlatılmış. Böylelikle beni filmin içine çekebilmiş çok güzel bir hikaye... Noah ve Allie... Ah ahhh, böyle aşklar buralarda bir yerlerde var mıdır ki? Varsa bile o şanslılardan biri biz olur muyuz? Mutlaka izlemelisiniz!

2. Film : Dear John ( Sevgili John ) : 2.filmimizde zamanı günümüze doğru çekiyoruz. Sene 2010... Bu filmi uzun zaman önce bir yabancı YT arkadaşımın önerisi üzerine merakla bekleyip, çıktığı zamanda okul hayatımın yoğun dönemine denk gelmiş olması sebebiyle izleyememiştim. Ancak ne mutlu ki bu yazın başında izleme imkanını yakaladım. İnanılmaz hoşuma gitti! Bu filmin de türü; dram, romantik, savaş...  Sanırım, türü romantik olan filmler pek bir hoşuma gidiyor. Bunun farkına vardım şimdi, aa aaa :) Şunu söylemekte yarar var: Bu filmi izleme aşamasındayken The Notebook'la karşılaştırmalar yaparak izlemiştim. Nitekim de o filmden biraz esinlenilerek yaratılmış diyebilirim. Buradaki güzel karakterler : John ve Savannah... Sevmemin sebebi, izlerken kendimi oradaki bir karakterin yerine koyabilirim. Hatta kimi zaman bundan baya keyif alıyorum, eğlenceli oluyor. Siz de deneyin ;)

3.Film : Av Mevsimi : Hep yabancı fimlerden ağırlıklı giderken sizlere Türk yapımı bir filmle karşılık verdim. Cem Yılmaz... Ne zaman karşıma çıksa ağzımı kulaklarıma vardıran komedyen. Esprileriyle insanın hayatını rengarenk hale getiren biri...Türk yapımı filmleri genellikle sinemalarda izlemeyi pek tercih etmiyorum. Çoğu zaman hüsranla sonuç verdiği için. "Babam ve Oğlum" filmiyle bu önyargımı yıkıp, "Av Mevsimi" ile bir adım daha ileri gittim. Sonuç ise mükemmel! Filmin kurgusu, görüntüler, efektler... Hepsi birbirinden yaratıcı ve etkileyiciydi...Polisiye, dram, gerilim severlere duyurulur! :)

Güzel bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle...Hepinizi çok çok öpüyorum...

Mimlendiniz:
Aslı
Coco-Jelly
Erdi Karadeniz
Kitap Sever Seda
Lazanya
Mia Wallace
Modafobik

 

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Benim de MİM'im Varrr...Ben de İnsanımm... :)

Holeeyyy holeeyyyy HOLEYYY diyorum. Erdi Karadeniz tarafından mimlendim ! Kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum buradan :) İlk mim'imi de kapmış oldum. Devamını da bekleriz tabii :)
  
Bakalım mim'imiz neymiş : " Evinizde yangın çıksa ve tek bir eşya kurtarmak zorunda kalsanız neyi kurtarırsınız?"

Yangın varrr... Yangın var... Ben yanıyorum, yetişin a dostlar tutuşuyorum {Ay ay ayy} =D Biliyorum, şimdi sırası mı diyeceksiniz ama ne yapayım elimde değil. Yangın kelimesini okuyunca direkt aklıma gelen bu şarkı oldu. Neyse şarkımızı bir kenara bırakalım da sorumuza geri dönelim.



Öncelikle, hiç kimsenin başına böyle bir olayın gelmemesini temenni ediyorum!  O sırada ne yaparım inanın bilemiyorum. Herhalde çantamı kaparım hemen. Bulunduğum ortama hızlıca göz atarım, yanıma alabileceğim başka bir şey var mı diye. Sonrasında da kendimi dışarı atarım. Zaten çantamda gerekli olabilecek cüzdan, cep telefonu vs. mevcut olacaktır.