Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Cumartesi'nin Gecesi de Gündüzü de Bizimdir, İleri!

Haftasonunu bitirip hafta başına başladık bile. Peki ben bu süre zarfında neler mi yaptım? Hadi kısaca bir göz gezdirelim.
Resim, bahsettiğim yere ait olmasa da onun maviliğini temsil edecek türden.


Haftasonu şekercimle birlikte dolu dolu bir haftasonu geçirdik. Kendisi iş hayatının o yorucu temposunu bir kenara bırakıp tekrardan yanımıza geldi. Geçtiğimiz yıllarda keşfettiğimiz ancak bir türlü gitme fırsatına nail olamadığımız güzel bir yer olan S'na kısa bir yolculuk yaptık. Karşımızdaki manzarayı görür görmez ağzımız açık kaldı. Arıların, sineklerin ve bilumum diğer canlıların ağzımızda yuva yapmasına engel olmak için hemen kapadık tabii :-Pp Sanki o an, cennetin kapıları önümüzde açılıverdi. O denizin mavi tonlaması bu kadar mı güzel olur!! Tasvir edebilmem için önce kelimeleri bulmam gerek. Fakat şuan bulabilmem pek mümkün değil... Tekneyle yaklaşık 25 dakikalık kısa bir yolculuktan sonra S'na ulaştık. Yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken bakir bir koy olduğunu görmüş olduk, özellikle de Rus kesimin. Mantıkları sadece Rus güzelliğine odaklı erkeklere buradan duyurumuzu da yapmış olalım (!)

Burada ilgimi çeken bir diğer nokta ise, kumuydu. Zaten bir süre önce valilik tarafından özel altın sarısı kumları korumak amacıyla ziyaretçilerin sahile girişi yasaklanmış. İyi de yapmışlar. Bizim gibi doğal güzelliklerini doğru düzgün korumayı başaramayan insan sayısı oldukça fazla olunca böyle bir tedbirin alınması gayet normal olsa gerek. Sadece bizim ülkemiz için de geçerli değil. Yabancı turistlerin buralara el atıp, doğal güzelliğimizi avuçları arasında yok etmelerine engel olmak amacıyla da tedbir alınmalı. Buraya yasak getirilmesinin sebebine gelecek olursam, son yıllarda buradaki özel kum miktarında gözle görünen azalma. İnsan vücudunda taşınarak adım adım eksilmesi. Bu kadar güzel bir yerin yok olduğunu görmek, hasta olan bir insanın yavaş yavaş ölüme yaklaşmasını izlemek gibi bir şey. Tamam, depresif moda doğru sürüklenmeyi engelliyorum...Dıııtttt...Aradığınız depresyona şuanda ulaşılamıyor, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz...

Kumsalın etrafı telle çevrili olsa bile, bedenimizin o muhteşem mavi tonlarıyla buluşmasına izin veriyorlar neyseki. Velhasıl çevrede sıkı bir güvenlik söz konusu. Kulübelerdeki güvenlik görevlilerinin gözleri dürbün mertebesine ulaşmış maşallah. Terlik, havlu, çanta vb. materyallerle kumsalın çevresine yaklaşmak mümkün değil. Yaklaşıncada çocukluğunuzdaki gibi " Dokunma, 'cıssss' olur." tarzında bir tepkiyle karşılaşabilirsiniz :)

Dikkat çekici diğer noktaya da el atmasam olmaz. Burada aynı zamanda tavuk ve horoz çiftleri ve onların mini mini çocukları olan civcivlerle de inanılmaz derecede eğleniyorsunuz. Yemek yemeye başlayın bir bakalım. Sizlere yalvaran gözlerle bakıyorlar. E tabii, sizinde içinizin yağları eriyor ve dayanamayıp "Bir lokma beennn... Bir lokma seeennn..." şeklinde yemeğinizi yemeye devam ediyorsunuz :)

-Durunnnn! Daha anlatacaklarım bitmedi. Sizde amma sabırsız çıktınız canım. Şurada iki lafın belini kıralım dedik sizin yaptığınıza bakın...Öhöm öhöm...Anlatmaya devam ediyorum. Nerede kalmıştım?

Günümüzü bitirip gece hikayelerine başlayacaktım. Hikaye dedim ama siz anlamışsınızdır. Anlattıklarım bir hayal ürünü olmayıp, tamamen yaşanılanlar üzerinden dile getirilmiştir. Bu da dipnotum olsun :)

Akşam saati güzel bir yürüyüşün ardından güzel bir mekanda müzik dinledik. Yemeğimizi yedik. Bol sohbet ve günün unutulmazlığını bir de sözle kalıcı hale getirdikten sonra, dudaklardaki tebessümle birlikte başımızı yastığa koyduk.

Herkese mutlu, pozitif haftalar !



25 Temmuz 2011 Pazartesi

Yurtdışı Seyahatiniz Eziyete Dönmesin

Geçtiğimiz günlerde tatile yönelik yazmış olduğum yazıya bir yenisini daha eklemek istiyorum. Bu seferki yazım diğerinden biraz daha farklı olacak. Türkiye sınırlarını zorlayıp, diğer ülkelere adım atma heyecanı içinde olanlara gelsin diyorum ;)

İnternet sayfalarında gezerken kendimi kaybettiğimi düşündüğüm bir vakit, önüme sunulan güzel bir yazıyla sizleri baş başa bırakıyorum şimdi :

Yola çıkmadan önce gideceğiniz bölgede nasıl rahat edeceğinizi, nasıl güvende olacağını hesaba katmalısınız…
1- Seyahat istediğiniz ülkenin tarzına uygun kıyafetler seçin. Asya’ da tapınakları ziyaret edecekseniz uzun kollu, derli toplu bir kıyafet seçiminizde fayda var. Böyle gezilerde şorlat ya da kısa kollu bluzlarla rahat etmeyebilirsiniz.
2- Gideceğiniz bölgenin tatil alışkanlıklarını hakkında araştırma yapın. Egzotik bir tatil yapayım derken kendinizi hiç size göre olmayan bir ortamda bulabilirsiniz. Örneğin Avrupa ülkelerinde çok rahat üstsüz güneşlenebilirsiniz ama bu, çoğu Asya ülkesinde pek de hoş karşılanmaz.


3- Sürekli ter içinde kalacağınız Tayland gibi aşırı sıcak ülkelerde gün içinde birkaç kez kıyafet değiştirmek zorunda kalacağınızı hesaplayarak yedek tişörtlere bavulunuzda geniş yer ayırın.







4- Güney Afrika seyahatinde asla yapmamanız gerekenlerin başında otostop geliyor. Suç oranı yüksek olan ülkede kalabalık gruplar halinde gezin ve değerli eşyalarınızı gözünüzün önünden ayırmamaya dikkat edin.





5- Pasaport, biletleri kimlikleriniz, izin belgeleri gibi dokümanlarınızı güvenli bir şekilde yanınızda taşımaya alışkanlık haline getirin. Çoğu ülkede polisin size her an bu tür belgeleri sorma hakkı olduğunu unutmayın.
6- İngiltere’de bineceğiniz taksilerde, lisans numarasının ve şoförün fotoğraflı kimliğinin bulunmasına dikkat edin. Siyah taksileri tercih edin ve kaçak taksilerden uzak durun.

7- Filipinler’de taksi için yanınızda fazladan bozuk para bulundurun. Manila’daki taksi şoförleri turistlere küçük oyunlar oynamayı severler. Bu nedenle taksimetrede yazan parayı tam olarak verip, ekstra iletişime girmemeniz yararınıza olabilir.

8- Rusya’da metroyu çözmeniz zaman alabilir. Haritanızı her zaman yanınızda bulundurun. Hangi renk hatta yolculuk yapacağınızı not edin. Aynı isimde birden fazla istasyon olabilir, bunu dikkate alın. Kaybolduğunuzu düşündüğünüz noktada mutlaka birilerine sorun.
9- Yabancı ülkelerde toplu taşıma araçlarının kalabalık, sıkışık ortamlarına girmemeye çalışın. Buralar yankesiciler için en uygun yerlerdir.
10- Taksi kullanırken gideceğiniz yeri haritadan kontrol edin. Bu şekilde taksinin sizi dolaştırmasının önüne geçebilirsiniz. Pek çok ülkede bu duruma dikkat etmelisiniz.

11- İngilizler’in hava ile ilgili pek çok deyimleri olması normal çünkü gün içinde farklı iklimler yaşıyorlar. Buna hazırlıklı olun.
12- Norveç’te yaz ortasında güneş hiç batmaz. Gençler sahillerde sabahlar. Buna gece yarısı güneşi denir ve haziran-temmuz ayları böyle geçer.

13- Her ülkenin kendine göre kuralları var. Gitmeden önce farklı olan davranış şekilleri hakkında bilgi toplayın. Örneğin Japonya’da yemek sonrası bahşiş bırakmak hoş karşılanmazken Amerika’da bırakmamak nezaketsizlik ve hatta zaman zaman hakaret bile sayılabilir. İngiltere ve Amerika’da yüzde 20 oranında bahşiş bırakabilirsiniz. Odanızı temizleyenler içinse her gün beş dolar yeterli olacaktır.
14- Tayland’da sizden yaşça büyük olanlara saygılı davranmak çok önemlidir. Birinin başına dokunmak yapılacak en büyük saygısızlıklardan biridir. Ayağınızı bir şeyi işaret etmek için kullanmamaya da dikkat edin. Bu da ülkede hoş karşılanmayan davranışlardan biridir.
15- Fransa’da herhangi bir yere girdiğinizde “Bonjour” demeyi alışkanlık haline getirin. Aksi taktirde son derece kaba bir insan olarak değerlendirebilirsiniz.
16- İngiltere’de toplu taşıma araçlarındaki genel sessizlik sizi ürkütmesin. Siz de konuşmalarınızı fısıltı seviyesinde tutarak diğer yolculara uyum sağlamaya çalışın. Bir diğer önemli konu da; bu ülkede hangi sebepler olursa olsun bir bekleme kuyruğuna aradan girmeye kalkışmayın!
17- Amerikalılar’ın genellikle yanaktan öpüşmek yerine sarılmayı alışkanlık haline getirdiğinizi aklınızda tutun. Tanıdık birini gördüğünüzde ve ayrılırken ona sarılın.
18- Fransa’da sokakta tanıdık biriyle karşılaştığınızda her iki yanağından bir kez öpün.

Yakışıklılar Nerede?
19- Amsterdam’daki Vondelpark isimli büyük park her zaman hareketli. Her yıl 10 milyon ziyaretçisi ile sosyalleşmek için güzel bir seçenek olabilir.
20- Cape Town’daki gece kulüpleri birbirinden hoş tiplerin buluşma yeri. Gece kulüpleri hakkında clubbersguide.co.za’dan bilgi alabilirsiniz.
21- Manila’da profesyonel eşcinsel nüfusuyla ünlü olan Puerto Galera dışında herhangi bir yerde olmanızda fayda var!
22- Delhi’nin en güzel restoranı olan The Smoke House Grill, sosyalleşmek için en uygun mekanlardan biri.
23- Lizbon’da nehir boyunca uzanan kulüpler yakışıklı müdavimleri ile ünlü.
24- Sovenya da yeni birileriyle tanışmak konusunda bir cennet olarak biliniyor. Kız kıza gideceğiniz mekanlarda sizi kimsenin rahatsız etmeyeceğinden de emin olabilirsiniz.
25- Paris’te biriyle tanışmanın en garantili yolu bir kafede oturmaktır. İnsanlar buralarda sohbet etmeye son derece açıktır.

Flört Halleri
26- Amerikalı erkekler genellikle rahat tiplerdir. Bu nedenle size arkadaşlık teklif edilmesi son derece normaldir. Eğer ilgilenmiyorsanız kibarca bunu belirtmeniz yeterli olacaktır.
27- Fransız kadınlarının kıskançlığı meşhurdur. Çok hoşlanmış da olsanız, gözlerini sizden almıyor da olsa yanında kadın olan bir Fransız erkeğine pas vermeyin. Geceniz can sıkıcı bir şekilde sonlanabilir.
28- Efsanevi İngiliz centilmenliği hala sürüyor. Sizin için kapıyı açan ve nazik davranışlarda bulunan erkeğe teşekkür etmeyi ihmal etmeyin.
29- İsveçli ve Rus hemcinslerinize karşı hazırlıklı olun. Güzellikleri ile pek çok erkeği etkileyen bu ülkelerin kadınları ciddi birer rakip olabilirler.

Yiyecek-İçecek
30- Güney Afrika’nın kendine özgü barbeküsü braai’yi denemeden dönmeyin.
31- Musluk suyunu içmenin güvenli olup olmadığını araştırmadan kullanmayın.
32- Fransa’nın sayfiye bölgelerinde restoran ve kafeler genellikle saat 13:00′ten sonra açıldığı için aç kalabileceğinizi unutmayın.
33- Tayland’da ‘tom kha gai’ hindistan cevizi sütlü tavuk yemeğini ve ‘son tam’ adlı papatya salatasını deneyin.
34- Kore’de restoranlarda son sipariş saat 21:00′de alınıyor. Geç kalırsanız geceyi aç geçirebileceğinizi mutlaka hesaba katın.
35- İskandinav ülkelerinde ekstra vergiler nedeniyle içkiye daha fazla para ödemeniz gerekebilir. Ayrıca, topluma açık yerlerde alkol almak yasaktır. Ancak davranışlarınızda bir sorun olmadıkça sizi kimse rahatsız etmeyecektir.
36- İngiltere’de yasal içki içme yaşı 21. Bu nedenle içki içtiğiniz zamanlarda kimliğinizin yanınızda olduğundan emin olun.



Kaynak: MYNET

27 Haziran 2011 Pazartesi

Tatilde Miyim Yoksa Ben Nerdeyim :)

Uzanmışım kumsalaaa...Güneş damlar içimeee...Kurumuş dudaklarımda...Unutulmuş bir beste...Yaşıyorum ahesteeee.......Bir elimde ayna var...Şair beni kıskanır...Yanmışım sereserpe; sahildeyim!!  Ooo… =)

Herkese merhabaaa.. Sonunda internet erişimi sağlayabildim ve hemen yazmaya koyuldum. Sertap Erener'in güzel bir şarkısıyla açılışı yapmak istedim. Malum artık "tatildeyimm" Oh la laa :) Durumumu anlatan en güzel, en manalı şarkıyı da seçmiş bulunuyorum ;)

Neler mi yapıyorum? Uzun bir yolculuk yaptıktan sonra Ege sahillerinden birinde hayatımı yaşıyorum :) Açık adres istemeyin benden, buz gibi soğurum sizden :-P
Uzun yolculuğu da baya özlediği anladım. Yaklaşık 8-9 saatlik araba yolculuğu hiç sıkıcı geçmedi. Kimi zaman etrafa baka baka, kimi  zaman da uyuyarak saatleri bir bir geçirdim ve geçen hafta perşembe günü gece yarısı varmış olduk. Buraları İstanbul'un boğucu havasından uzak.Çünkü oralarda nem oranı oldukça yüksek olduğu için, insanı ister istemez sıkıntıya sokuyor havalar. Ama burada öyle mi? Hayır :) Burada havalar oldukça sıcak tabiki. Arada öff'leyip püff'lesek de her şey tıkırında. Benim gibi normal şartlar altında su içmesi oldukça zor olan biri için bu havalar tam ideal! Litrelerce su içebilmek mümkün :) Akşam üzeri esen o tatlı mı tatlı rüzgar ise teninizin üzerinde adeta dans ediyor. Adeta günün sıcağını unutturmaya çalışıyor size...

Dün itibariyle bu yılın deniz sezonunu açmış bulunuyorum bayanlar baylarrr..!! Yeehaaa :) Her sene olduğu gibi bu sene de geleneğimi bozmadığımı söyleyeyim. Denize girebilmem için oldukça çaba sarf ettim. Çünkü yeteri kadar soğuk. Olması gereken de bu değil mi diyeceksiniz? Evet, aynen öyle. Ancak alışma evresi geçiriyorum sadece. Bu evreyi tamamladıktan sonra beni denizden çıkarabilene aşkolsun :-P

Az önce annemle birlikte yapraklarımızı da kalem gibi sardığımıza göre sıra geldi onları pişirme işlemine. Haydi bakalım iş başına. Kısa zamanda görüşebilmek dileğiyle. Kendinizi mahrum etmeyin blogumdan ve benden ;-)

9 Haziran 2011 Perşembe

Yaz Tatili Kapımı Çaldı :)


Yaşşasın özgürümmmm :) Evet evet, yanlış duymadınız, 7 Haziran çarşamba günü, saat 16.20 itibariyle özgürüm! Sonunda finallerimi alnımın akıyla bitirmiş bulunuyorum. Ne zorlu ve yoğun bir 'iki hafta' geçirdim sizlere anlatamam.Yaşamanız lazım diyeceğim ama hiç tasvip etmiyorum :) Art arda önünüze sunulan sınavlar, çalışmanız gereken tonlarca slayt ve tüm bunlar için sınırlı bir zamanınız olsaydı elinizde, siz ne yapardınız? Yorumu sizlere bırakıyorum.

Her ne kadar şu an tatilde olduğumu algılayamasam da uzun, yorucu ve sıkıntılı bir okul dönemini arkamıza alıp, tatil planları yapmaya ne dersiniz? Planlarımın, yanıma alacak olduklarımın bir listesini yapmaya başlasam hiç fena olmayacak. Yumurta kapıya dayanmadan harekete geçmek lazım. Ben her zaman tatile gitmeden önce bir liste hazırlarım kendime ki gittiğim zaman aklım arkada kalmasın. "Ahh şunu unutmuşum, vah şunu odamdaki komidinin üzerinde bırakmışım." demek istemiyorum. Bu ve benzeri konularda hep planlı-programlı hareket etmişimdir. Herhangi bir yan etkisini de görmedim bugüne kadar . O yüzden böyle yapmanızı şiddetle tavsiye edebilirim :) Bir not defteriniz ve kaleminiz daima elinizin altında olsun. Gün içerisinde aklınıza gelecek eşyaları vs. bu deftere yazın. Günün sonunda yazmış olduklarınıza şöyle bir göz gezdirin. Aklınıza gelmeyecek bir şey varsa bile, o an diğer eşyalarla bağlantı kurmuş olup, unutulanların defterinize yazılmasına olanak sağlayacaktır. Bunu tatile çıkacağınız güne kadar yaparsanız, otel odasındayken "keşke.." ile başlayan cümleler kurmaktan kurtulmuş olursunuz. Benden söylemesi ;)

Şimdilik defterimde çok fazla karaladığım bir şeyler olmasa da, gün geçtikçe daha fazla şey yazacağımdan hiç şüphem yok :) Eğer sizin aklınıza gelen bir şeyler varsa paylaşabilirsiniz, bende hemen eklerim listeme ;) Hepinize sevgiler xoxo