15 Ekim 2011 Cumartesi

İlk Düşen Damlaya Merhaba Diyelim

Yazıma başlamadan önce kısa bir not düşmeliyim : Bu yazımı birkaç hafta önce yazmaya başladığım için zaman kavramını ona göre değerlendirmenizi rica ediyorum ;)

Güzel tatilimin sonuna doğru yaklaşıyorum. Okul zamanı yakındır yani... Her ne kadar doyasıya tatilin tadını çıkaran ender insanlardan biri olsam da içimde yine bir burukluk var. Gidecek olmanın verdiği hüznü içimde bir yerlerde taşıyorum. Aklıma geçirdiğim güzel, mutlu, huzurlu günleri getiriyorum. Kendimi teselli edecek cümleler kuramadığımda bu görüntüleri aklımdan bir bir geçiriyorum. Tekrar o an'a dönebilmek için... Zamanın ne kadar hızla geçtiği, günün sonunda saniyeler içerisinde batan Güneş'ten anlayabiliyorum mesela... Eski canlılığının yerini yavaş yavaş dinginliğe bırakışını..

Evet, yaz tatilim bitiyor  ve okulum açılıyor işte. Ders Seçim zamanı hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadım. İstediğim dersleri rahatlıkla seçebildim. Bu konuda içim rahat etti. İnşallah ders zamanı da aynı düşüncelere sahip olurum :) Yüzdük yüzdük sonunda kuyruğuna geldik. 4. sınıf! Üniversite hayatımın son senesi...Hatta eğitim hayatımın son senesi! Yüksek lisans vs.nin hesaba katılmamış, saf hali tabii :)

Neyse canım, her güzel şeyin bir sonunun olduğunu biliyoruz. Mümkün mertebe onun yasını minimuma indirmek..Ânı tadabilmek asıl olan...

Geçtiğimiz hafta rotamız İçmeler'di. Günler öncesinde çeşitli uyarılar görüyordum Devlet Meteoroloji İşleri'nin sayfasında. Hafta ortasından itibaren yağışlı günlere merhaba diyecekmişiz. Yağmur, fırtına, sel, kara bulutlar, kasvetli hava...Bunların hiçbirini özlemesem de Ege'nin yağmurunun bir başka olduğunu biliyorum. Bu sebeple yağmasını bende çok istiyordum ve nitekim ilk yağmuru İçmeler'deyken gördük. Pek güzeldi pek ! :) Kendimizi bulduğumuz ilk kafeye attık.


Tam zamanında yerimizi almamızın huzuruyla çaylarımızı ısmarladık ve hep birlikte içtik. Aile dostlarımız da eşlik edip, bizleri mutlu ettiler. Yağan şiddetli yağmura, şimşeklerin gökyüzündeki dansına hepimiz tanık olduk. Gökgürültüsünün insanın içini cızlatan sesleriyle zaman zaman irkilsek de yağan yağmurun sesini dinlemek inanılmaz keyif vericiydi.


Yağmurun sona erdiği bir vakit, fırsat bu fırsat diyip kendimizi sahile attık. Doğanın yağmurdan sonraki dinginliğine, yer yer toprak kokusunun ciğerlerimize işleyişine, doğanın o kavurucu sıcaklardan bunalmış ve sonunda serinlemenin verdiği rahatlıkla yeşilinin asıl özüne kavuşmasına bir bir şahit olduk.


İçmeler'e ne zaman gitsem, yeşilliği beni benden alır. Dağların yeşilliği ile bütünleşince bambaşka bir hava yaratır...

Yürürken bol bol temiz alma fırsatını yakalamış olduk. Her nefes alışımızla ruhumuz beslendi. Günlük ağaçlarının da çevrede yaygın oluşu oksijenin daha bol olmasını sağladığından bu fırsatı kaçırmak olmazdı. Anadolu Günlük ağaçları dünyada yalnızca ülkemizde, Muğla ilimizin Marmaris, Fethiye, Köyceğiz ve Milas ilçelerinde yetiştirilmekteymiş. Merak edenleriniz üstte bulunan resmi inceleme altına alabilirler ;)


Deniz manzaralı odalarından bu muhteşem yağmuru izlemek isteyenleri balkonlarında keyif yaparken görebilirsiniz. Ellerinde sıcak mı sıcak kahvelerini yudumlayanlar mı desem, yoksa havanın serinliğini üzerlerine aldıkları hırkalarla hafiflemeye çalışanlar mı desem... :) 




Son zamanlardaki cibinlik merakımdaki ve sevgimdeki artışı resimlere de yansıtarak sizlerle paylaşmış bulunuyorum. Solda görmüş olduğunuz cibinlik : " Gardenya ".




Sağda görmüş olduğunuz cibinliğin adı ise : " Sardunya ". Ne kadar sevimli isimler koymuşlar ikisine de... Bugünlerde içini dolduracak birilerini bulamasa da, birkaç güne kalmaz yeniden cıvıl cıvıl insanları ağırlamaya devam ederler :)
Engelli Plajı yaz sezonunda engelli vatandaşlarımızın hizmetine açılıyormuş. Onların istek ve kullanımına uygun olarak dizayn edilmiş her şey. Vatandaşların sosyal yaşamdan kopmamasını sağlamak için her şey düşünülmüş anlayacağınız...


Yazımı duyarlı, sevimli kedicik resmiyle sonlandırmak istiyorum :) Hepinize kucak dolusu sevgiler ve mutlu haftasonları !

8 yorum:

crazywomanrosemary dedi ki...

FOTOLARA VE MEKANLARA BAYILDIM..EN ÇOK DA DUYARLI KEDİCİK E ;))

Aslı dedi ki...

Tüm fotolar ne kadar güzel :) Hele o gardenya, sardunya masal gibi, çok güzeller..

Lolit@ dedi ki...

@ crazywomanrosemary : Heheh teşekkürler cnm. Kedicik dikkate alınmadan çekilmişti :)

@ Aslı : Ben de bayıldım o cibinliklere :) Ne kadar güzel isimler koymuşlar, birbirleriyle uyumlu olmuş ;)

sevda s. dedi ki...

Cibinliklere bayıldım, çok güzeller, orada denize girmek istiyorum seneye :) Hangi oteldi acaba? Az buçuk Marmarisli olarak İçmelere bayılırım

Giz dedi ki...

Marmaris'e her sene gideriz ama hiç bu mevsimde gitmek kısmet olmadı. Yağmur yağınca bir ayrı güzelmiş içmeler, dağdan inen sis ve koyu yeşiller harika gözüküyor canım :)

Lolit@ dedi ki...

@ Giz : O zaman mutlaka gitmelisiniz diyorum canım :)
Her mevsimde ayrı güzelliğe sahip..Ahh özledimm :)

ESRA dedi ki...

ne güzel yerler;)
http://editorist1783.blogspot.com/2011/11/venedik-ne-giydim.html

Lolit@ dedi ki...

@ Esra : Merhaba! Hoşgeldin sayfama :)
Gerçekten güzel yerler, gezip görülmeye değer ;)