11 Haziran 2011 Cumartesi

Biraz Alışveriş, Biraz da Film Keyfi

Heh şöyleee...Sonunda evime adımımı atabildim. Biraz dinlendikten sonra hemen bilgisayarımı kapıp balkondaki köşeye geçiş yaptım. Dışarıda yağmur hafif hafif çişelerken, yazı yazmanın keyfini çıkarmadan olmaz diye düşündüm. Ama nereden başlasam, neyi anlatsam şuanda karar veremiyorum. Bakalım yazı bizi nerelere götürecek ;) 

Merak edenleriniz var mı bilmiyorum ama dün itibariyle tüm finallerimin sonuçlarını öğrendim. Çok şükür, hepsinden de iyi bir şekilde geçmişim. Aman nazar değmesin diyoruz ve arkamızı kaşıyoruz (!) ;-D Şaka bir yana, artık tam anlamıyla tatil için giriş biletimi almış bulunuyorum. Önümde kocaman bir yaz bana kucak açmış bekliyor. Geçen yazımda da bahsetmiş olduğum gibi yanıma alacak olduklarımın listesini defterime not etmeye başladım. Şimdiden 15 tane eşya listemde yazılı duruyor :-O Bakalım, ilerleyen günlerde daha ne kadar ekleme yapacağım. Dua edelim, liste kendi başını alıp gitmesin de, peşinden koşmak durumunda kalmayalım :) Aslında bunun dışında yapmam ve de ayarlamam gereken o kadar çok şey var ki... Fakat bir türlü bir ucundan tutamadım işlerin. Ertesi güne ertele ertele nereye kadar canımm. Ben böyle biri değildim, valla ! :)

Güneşe Karşı Hassas Ciltler / Hidra-Aktif Kompleks + E vit.
Bugün kız kıza alışverişe çıktık. Kendime şık bir siyah elbise aldım. Ayakkabı arayışlarım hala devam etmekte. Biliyorum, hayallerimdeki ayakkabıya ulaşmama az kaldı ama :-P Şu sıralar babet arayışı içerisindeyim. Sevgili ayaklarım çok ince ve narin olduğu için eh haliyle onlara uygun bir babet bulmakta zorlanıyorum. Mağazalara girip çıkmak, aralarından bana uygun olabileceğini düşündüğüm babetleri seçip, onları denemek bir hayli yorucu! Acaba sırf bunun için belirli bir gün mü ayarlasam : " Dünya Babet Günü" ilan mı etsem ne yapsam =P Bunun dışında 50 faktörlü koruyucu süt aldım. Cildim çok hassas olduğu için kendisine bebek gibi bakmamı istiyor. Ben de ihtiyacı olan o şevkati elimden geldiğince göstermeye çalışıyorum. Umarım yeterli olabiliyorumdur bu konuda =) Görsel hafızanızı canlandırmak için resmi hemen yana koyalım.


Aklıma gelmişken, geçen gece film izledim. Saat 3 gibi bitmiş oldu. Ancak sonucu gayet güzeldi. O yüzden saatin pek önemi kalmadı benim için ;) Hangi filmi izlediğimi hala söylemedim farkındayım. Hazır mısınız? Söylüyorumm : Dear John ( Sevgili John ). Bu film yenilerden değil. Yani vizyon tarihi 18 Mart 2010. Uzun zamandır izlemek istediğim bir film. Youtube'tan takip ettiğim yabancı bir arkadaşın önerisi üzerine listeme eklemiştim. Kısmet dün geceye imiş. Filmi kısaca özetlemek gerekirse :
"23 yaşındaki John, askere yazılır. Hayallerinin kadını Savannah ile karşılaşır. Aralarındaki çekim olgunlaşıp aşka dönüşünce, Savannah da kendini görev turlarına çıkan (11 Eylül'den sonra John orduya çağrılır.) John'u sabırsızca beklerken bulur. John ise bir an evvel kalbini çalan bu kızla evlenmek istiyordur. Ancak tüm planları altüst olur.John, askeri görevine tekrar dönmesi gerektiğini hisseder. Ve ne yazık ki, iki sevgilinin arasına giren uzun ayrılık döneminde Savannah bir başkası ile duygusal anlamda yakınlaşır. 'Sevgili John..' diye başlayan bir mektup okunur ve bu iki kelimeyle bir kalp paramparça olur, iki hayat ise sonsuza dek değişir." (Alıntıdır.) 

Bu filmi izledikten sonra yaptığım ilk yorum "The Notebook ( Not Defteri )" filmine çok benzediği yönündeydi. Ki "The Notebook ( Not Defteri )" izlediğim ve aklımda kalan nadir filmlerden birisiydi. Belki de bu sebepten ötürü bu filmi de aynı beğeniyle izledim. Eğer aklınızda dram, romantik, savaş içeren bir film izlemek varsa bu filmi kesinlikle kaçırmamalısınız ! Şimdiden keyif dolu seyirler ve herkese iyi haftasonları ;)


4 yorum:

coco-jelly dedi ki...

kız kıza alış veriş keyfide ayrıdır balım yaa...elbiseni güle güle kullan...aynen bu sene bende şık bir babet bulamadım istediğim gibi nese buluruz umarım...çok öpüorum bize de bekleriz:)
http://coco-jelly.blogspot.com/

Senorita dedi ki...

Teşekkür ederim :) Bakalım artık,umudumu kesmeye başladım gibi babet konusunda ya neyse :-/ Bulursan bana da haber ver amaa :))
Tamam, uğrarım birara, çayınızı içmeye gelirim ;)

uMU dedi ki...

Evet tüm şiirler bana ait Seronita, senin bloguna izleyicin olarak ekledim kendimi:)

Daha geniş bir zamanda bakıp kritik ederim.
BAşarılar...

Senorita dedi ki...

@uMU : Sana aitlerse çok güzel o zaman! Tamam, ne zaman istersen. Kapımız her daim açık ;)